Esenyurt kayyımına karşı, “Hiçbir talebim yoktur” diyerek istifa etti
İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy’un, açığa alınan CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in yerine kayyım olarak atanmasına tepki gösteren Esenyurt Belediyesi Genel Koordinatörü Ahmet Gökmen “tüm kanuni ve akdi haklarımı reddediyorum hiçbir talebim yoktur” diyerek istifa etti.
ABC POLİTİK HABER MERKREZİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen soruşturma kapsamında 30 Ekim 2024 tarihinde düzenlenen şafak operasyonuyla gözaltına alınan CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in 31 Ekim 2024 tarihinde “PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklanarak açığa alınması ve yerine İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy’un atanmasına tepkiler büyüyor.
Esenyurt Belediyesi Genel Koordinatörü Ahmet Gökmen’in de Can Aksoy’un kayyım olarak atandığı 31 Ekim 2024 tarihinde istifa dilekçesini verdiği ortaya çıktı.
Aksoy’un istifasına tepki olarak istifa ettiğini ve tüm kanuni haklarını reddettiğini belirten Gökmen, Esenyurt Belediyesi Personel A.Ş.’ye verdiği dikekçesinde şu ifadelere yer verdi:
“Şirketinizde 24.05.2024 tarihinden itibaren Yönetici – Kamu ve Özel Teşebbüse ait Hizmetlerde çalışmaktayım. Söz konusu çalışma sürem içerisinde doğan tüm kanuni ve akdi haklarımı reddediyorum hiçbir talebim yoktur.
30.10.2024 tariihnde bir operasyonla Esenyurt Halkının iradesinin haksızca gasp edilmesinden dolayı Belediyedeki görevlerimden istifa ediyorum.
Konu ile ilgili işlemlerin yapılmasını arz ederim.”
“1950’DEN BU YANNA AYNI PLAN”
Ali Gökmen, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise, 1950 seçimlerinin kazanan Demokrat Parti’nin iktidarı aldıktan sonra iktidarların uyguladığı politikaları hatırlatarak, “Sandıkta kaybettiklerini, yargı aracılığıyla geri almak, bunun için milletin iradesine ipotek koymaya çalışıyorlar” dedi.
“Hodri meydan” diyerek mücadele edeceklerini belirten Gökmen, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“1950’den bu yana her seçim kaybettiklerinde aynı planı sahneye koymaya çalışıyorlar. Sandıkta kaybettiklerini, yargı aracılığıyla geri almak, bunun için milletin iradesine ipotek koymaya çalışıyorlar. Milletin onlara vermediği yetkiye, siyasi güdümlü mahkemeler aracılığıyla, kayyumla ulaşmak istiyorlar.
Biz kardeşliğin sevgisinin tüm kötülükleri bertaraf etmesi için yıllardır Esenyurt’tayız. Biz dayanışmanın, demokrasinin, milletin seçme özgürlüğü hakkını muhafaza etmek için buradayız, burada olmaya devam edeceğiz. Kayyumunuz da bir gün gidecek, biz yine burada Esenyurtlularla birlikte mücadele etmeye, kentimize hizmete devam edeceğiz.
Onlar çatışmadan, kutuplaşmadan, kavgadan, kaostan yanalar. Onlar bu milletin bir tek güne huzurla uyanmasından, birbirine gülümseyerek ‘günaydın’ demesinden bile rahatsız olurlar. Ama biz buna teslim olmayacağız. Esenyurt’un korkuya, baskıya, kaosa teslim olmasına izin vermeyeceğiz. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin çürütülmesine, halkımızın iradesine ipotek konulmasına, kayyum uygulamasının halkımızın kararını ezmesine seyirci kalmayacağız.
Önümüzdeki seçimi bugünden kazanmak için şimdiden milleti baskı altına almak istiyorlar. Yapamayacaksınız. Hukuk görüntüsü altında yaptıkları bu utanç verici uygulamanın altında kalacaklar.
Bizi ne mahkemeler, ne yasaklar, ne tehditler, ne de kumpaslar durduramaz. Milletin sözünün yeniden başladığı, milletin sesinin yeniden çıktığı yerde, muktedirin zulmü bitecek.
Biz, milletin egemenliğini kayıtsız şartsız kabul ediyor ve hodri meydan diyoruz. Siyasi güdümlü yargı kararlarının arkasına saklanmadan, kayyumlardan medet ummadan, halkımızın temiz ve ak oylarına, iradeye ipotek koymadan mertçe yarışmak için bir kez daha, bin kez daha hodri meydan!”