Merkez Bankası'nın mart ayındaki toplantısı kritik bir dönüm noktası olabilir. Ekonomi yazarı Remzi Özdemir abcpolitik'e verdiği özel röportajda faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceğinin piyasa için belirleyici olacağını söyledi. Özdemir, "Merkez Bankası’nın 250 baz puanlık bir indirim yapması bekleniyor. Ancak son dönemde 500 baz puanlık indirim ihtimali de konuşuluyor" dedi.
Özdemir, faiz indiriminin borsa, döviz ve altın piyasalarına etkilerini değerlendirerek, "500 baz puanlık bir indirim borsada coşku yaratabilir. Ancak döviz piyasasında sınırlı bir hareketlenme bekleniyor. Merkez Bankası, halen 170 milyar dolarlık rezervle piyasaya müdahale edebiliyor" ifadelerini kullandı.
DOLARA VE ALTINA YÖNELİŞ ARTABİLİR
Ekonomi yazarı, Merkez Bankası’nın faiz kararının ardından mevduat faizlerinin düşmesini beklediğini söyledi. Özdemir, "Bankaların mevduat faizlerini yüzde 40 seviyesine çekmesi bekleniyor. Ancak TÜİK’in açıkladığı enflasyon verileri inandırıcılıktan uzak. Piyasalar da bu verilere güvenmiyor" dedi.
Mevduat faizlerindeki düşüşün yatırımcıyı altına yönelteceğini belirten Özdemir, "Mevduattan çıkan paranın bir kısmı dövize kayacak. Ancak asıl adres altın olacak. Amerika ve Çin’in agresif altın alımları dikkat çekiyor. Merkez bankaları da 3.000 dolar seviyesinden alıma devam ediyor" ifadelerini kullandı.
2025 ALTININ YILI OLACAK
Özdemir, yatırımcılar için en güvenli limanın altın olduğunu söyledi. "2025 yılı altının yılı olabilir. Uluslararası analizler altının 4.000 doları geçeceğini öngörüyor. Ben de bu rakamın abartılı olmadığını düşünüyorum" dedi.
Altın fiyatlarının dünya genelindeki ekonomik gelişmelerden etkilendiğini belirten Özdemir, "ABD ve Çin gibi ülkeler büyük miktarlarda altın alıyor. Bu, altının stratejik bir yatırım aracı olarak görüldüğünü gösteriyor. Türkiye’de de mevduattan çıkan paranın büyük bir kısmı altına yönelecek" diye konuştu.
SEÇİM ATMOSFERİ VE EKONOMİK BEKLENTİLER
Özdemir, Türkiye’nin seçim atmosferine girdiğini ve bunun ekonomiye etkilerinin olacağını söyledi. "İktidar, seçim hazırlıklarına başladı. Seçim ekonomisi gereği para muslukları açılmak istenecek. Bunun için faizlerin düşürülmesi gerekiyor. Ancak finansman için kaynak bulunması zor" dedi.
Vergi yükünün artacağını belirten Özdemir, "2025 yılı dolaylı vergiler yılı olacak. Vatandaşın cebinden daha fazla vergi alınacak. Benzin, motorlu taşıtlar, KDV gibi kalemlerde yeni vergi artışları kaçınılmaz" ifadelerini kullandı.
EMEKLİLERİN TEK UMUDU SEÇİM
Özdemir, emeklinin geçim sıkıntısının sürdüğünü söyledi. "Emeklilere ek zam ancak seçim atmosferinde mümkün olabilir. İktidar, emekliyi sadece seçimden seçime hatırlıyor. Eğer seçim olmazsa, emekliler için 2025 yılı zor geçecek" dedi.
Özdemir, Merkez Bankası’nın faiz indiriminin vatandaşa yansımasının sınırlı olacağını söyledi. "Kredi faizleri düşmeyecek, konut kredileri ulaşılabilir olmayacak. 2021’deki gibi bir 'Nas ekonomisi' dönemi beklemiyorum. Bankalar eskisi gibi kredi musluklarını açmayacak" diye konuştu.
Ekonomist, Türkiye’de hayat pahalılığının hızla arttığını belirterek, "Artık Avrupa’da kahve içmek Türkiye’den daha ucuz hale geldi. Türkiye pahalı bir ülke haline geldi ve bu durum turizmi de olumsuz etkileyecek" ifadelerini kullandı.