Ekonomik krizler, halkın temel ihtiyaçlarını bile karşılayamamasına neden oluyor. Amerikan Merkez Bankası eski Başkanı Alan Greenspan’in ortaya attığı "erkek iç çamaşırı endeksi", ekonomik toparlanmanın göstergesi olarak kabul ediliyor. Teoriye göre, ekonomik durgunluk dönemlerinde erkekler iç çamaşırı alımını erteliyor. Satın alma eğilimi başladığında ise ekonomi toparlanıyor. Türkiye’de ise halkın temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlandığı belirtiliyor.
Ekonomistlere göre, Türkiye’de böyle bir endekse gerek yok. Asıl gösterge, halkın istediği zaman ihtiyacını karşılayamaması. İktidarın politikaları nedeniyle vatandaşlar temel ürünlere erişemez hale geldi.
DOLAR VE FAİZ POLİTİKALARI: YENİDEN BİR KIRILMA OLUR MU?
Son bir yılda resmi verilere göre enflasyon yüzde 70-80 seviyesinde. Ancak vatandaşlar, yaşadıkları enflasyonun yüzde 100’ü aştığını belirtiyor. Buna rağmen döviz kurundaki hareketlerin baskılanması, ekonomide ciddi bir çarpıklığa işaret ediyor.
Ekonomistler, iktidarın dövizi kontrol altında tutmak için piyasaya müdahale ettiğini ifade ediyor. Merkez Bankası rezervlerinin hızla eridiği belirtilirken, yıl sonuna kadar doların 42-45 TL seviyesine çıkması bekleniyor. Döviz kurunun suni şekilde tutulduğuna dikkat çekiliyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, yüksek faiz politikasıyla yabancı yatırımcı çekme planı başarısız oldu. Taahhüt edilen tahvil girişleri gerçekleşmedi. Merkez Bankası, rezervlerin hızla azalması nedeniyle piyasada doları baskılamak için yeni adımlar atıyor.
İMAMOĞLU’NA YÖNELİK SİYASİ ENGELLER SÜRÜYOR
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı süreci, siyasi hesaplaşmanın bir parçası olarak yorumlanıyor. İmamoğlu’nun sürekli adliyelerde savunma yapmaya zorlandığı belirtiliyor.
Ekonomik kriz ve siyasi baskılar iç içe geçmiş durumda. Uzmanlar, iktidarın ekonomik başarısızlığını örtmek için muhalefeti hedef aldığını ifade ediyor. İmamoğlu’nun mitinglerini engellemeye yönelik girişimler de bu çerçevede değerlendiriliyor.
SANSÜR VE BASKI: "OYUNA GELDİK" FİLMİNE YASAK
Sanata ve özgürlüğe yönelik baskılar artarak devam ediyor. Kültür Bakanlığı, Levent Üzümcü ve İlyas Salman’ın rol aldığı "Oyuna Geldik" filmini gösterime girmeden yasakladı.
Film, Kemal Sunal’ın "Zübük" karakterine benzer siyasi hiciv içerdiği için sansüre uğradı. Uzmanlar, bu yasağın siyasi bir refleks olduğunu değerlendiriyor. Sansür politikalarının, iktidarın otoriter yönetim anlayışını yansıttığı belirtiliyor.
MARKETLER VE REKABET KURULU SORUŞTURMASI
Rekabet Kurulu, BİM, Şok, Migros ve Carrefour gibi büyük zincir marketlere soruşturma başlattı. Haberin ardından şirket hisseleri sert düştü. Soruşturmanın henüz sonuçlanmamasına rağmen piyasalarda panik havası oluştu.
Ekonomi yönetiminin başarısız politikaları nedeniyle şirketlerin zarar gördüğü belirtiliyor. Uzmanlar, soruşturmanın piyasa üzerindeki olası etkilerini yakından takip ediyor.
Ekonomik kriz, halkın alım gücünü her geçen gün zayıflatıyor. İktidarın yanlış politikaları nedeniyle Türkiye derin bir ekonomik buhranın içine sürükleniyor. Döviz, enflasyon ve siyasi baskılar bir arada artıyor.