İktisatçı Mahfi Eğilmez, kişisel blogunda yayımladığı “Sıkıntılı Bir Döneme Başlarken” başlıklı yazısında hem siyasi gelişmeleri hem de ekonomideki son sarsıntıları değerlendirdi. Eğilmez, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına dikkat çekti ve bu sürecin kamuoyunda büyük bir tepki doğurduğunu ifade etti.

KAMUOYU TEPKİSİ BEKLENENİN ÜZERİNE ÇIKTI

Eğilmez, İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi, ardından gözaltına alınarak tutuklanmasının iktidarın önceden duyurduğu bir süreç olduğunu hatırlattı. Siyasal iktidarın bu adımları planlı şekilde attığını yazdı. Ancak kamuoyunun bu gelişmelere verdiği tepkinin beklentilerin çok üzerinde gerçekleştiğini vurguladı.

EKONOMİDE RİSKLER ZİNCİRLEME ARTTI

Eğilmez, bu siyasi süreçle birlikte ekonomide oluşan çalkantıya da dikkat çekti. BIST Tüm Endeksi'nin değer kaybını 1,9 trilyon lira olarak açıkladı. En çok değer kaybeden şirketlerin bankalar olduğunun altını çizdi. Yabancı yatırımcının piyasadan çıktığını, yerli yatırımcıların ise hızla dövize yöneldiğini dile getirdi.

FAİZ YÜKSELDİ CDS PRİMİ TIRMANDI

Mahfi Eğilmez, gösterge faizinin yüzde 37,09’dan yüzde 44,60’a fırladığını, bunun da Hazine’nin borçlanma maliyetini 7,51 puan artırdığını belirtti. Türkiye’nin risk priminin (CDS) 250 baz puandan 383 baz puana yükseldiğini ifade etti. Bu artışın, dış borçlanma maliyetini de yükselttiğine işaret etti.

REZERVLER ERİDİ TCMB’NİN MANEVRA ALANI DARALDI

Eğilmez, Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinde büyük bir erime yaşadığını belirtti. Kurun daha da yükselmesini önlemek için milyarlarca dolarlık satış yapıldığını açıkladı. Bu müdahalenin etkisini Merkez Bankası verileri açıklandığında net olarak göreceğimizi ifade etti.

FAİZ KORİDORU GENİŞLEDİ POLİTİKA FAİZİ ARTIRILDI

Mahfi Eğilmez, Merkez Bankası’nın olağan dışı toplanarak gecelik borç verme faizini yüzde 46’ya yükselttiğini hatırlattı. Böylece politika faizinin de fiilen yüzde 46’ya çıkarıldığını dile getirdi. Bu süreçte haftalık repo ihalelerinin durdurulduğunu da aktardı.

BORSAYI TUTMAK İÇİN KAMU KURUMLARI DEVREYE GİRDİ

Ekonomist Mahfi Eğilmez, kamu bankaları ve kurumlarının borsadaki çöküşü sınırlamak için devreye girdiğini yazdı. Hisse alımlarıyla BIST’in daha fazla düşmesinin önüne geçilmeye çalışıldığını kaydetti. Ancak bu müdahalenin boyutunun net olarak bilinmediğini belirtti.

DIŞ DÜNYADAN ELEŞTİRİLER GELDİ KREDİ NOTU TEHDİT ALTINDA

Yazısında Türkiye’ye yönelik uluslararası tepkilere de yer veren Eğilmez, siyasal gelişmelerin yatırım ortamını bozduğunu savundu. Yurt dışından sert eleştiriler geldiğini ifade etti. Bu durumun kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarını da olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü.

GEÇİCİ BİR SÜREÇ DEĞİL UZUN BİR DÖNEMİN HABERCİSİ

Mahfi Eğilmez, yaşananların geçici bir dalga olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. 1968 kuşağının üniversite eylemleriyle kıyaslama yaptı. Avrupa’daki yönetimlerin uzlaşma arayışına girdiğini, ancak Türkiye’de iktidarın her zaman öğrenci hareketlerini “anarşi” olarak nitelediğini hatırlattı.

GERÇEK DEMOKRASİ VE BAĞIMSIZ YARGI VURGUSU

Eğilmez, Türkiye’nin çıkış yolunun yalnızca ekonomik önlemlerden geçmediğini savundu. Liyakate dayalı atamaların yapılması gerektiğini belirtti. Yargının bağımsızlığı sağlanmadan, gerçek bir demokrasinin kurulmadan ekonomik istikrarın sağlanamayacağını söyledi. “Ahbap çavuş demokrasisiyle” bu ülkenin yönetilemeyeceğini öne çıkardı.

İKTİDAR DURUMU DÜZELTMEK İSTER Mİ?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, yazısının sonunda kritik bir soru sordu: “Siyasal iktidar bu benim gördüğümü görüp de durumu düzeltmek için adımlar atacak mı?” Bu sorunun cevabının karamsar olduğunu düşündüğünü belirtti. İktidarın bugüne kadar izlediği çizginin, reform yerine baskıyı artırma yönünde olduğunu ifade etti.

SON CÜMLEYLE NET MESAJ VERDİ

Mahfi Eğilmez, yazısını şu sözlerle bitirdi: 

“Hatasını kabul etmeyen ve hatayı hep başkasında arayanlar çözüm üretemez.”

Kaynak: MAHFİ EĞİLMEZ