CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın boykot tepkisini hedef göstermesine yanıt verdi. Bolat’ın “azgın azınlık” ifadesini eleştiren Taşcıer, bunun halkı kriminalize etme çabası olduğunu söyledi. Yazılı açıklama yayımlayan Taşcıer, bu tavrın Saray rejiminin bilinçli bir tercihi olduğunu belirtti. Açıklamasında, iktidarın açıklamalarını “faşizan refleks” olarak değerlendirdi.
“BU TEPKİ MİLLİ İRADENİN GASBINA KARŞIDIR”
Taşcıer, boykotun yalnızca ekonomik bir tavır olmadığını ifade etti. Bu çıkışın, 19 Mart’ta gerçekleşen sivil darbe girişimine karşı bir direniş olduğunu savundu. Taşcıer şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de yaşanan boykot dalgası; bir alışveriş tercihi, bir sosyal medya kampanyası ya da ‘küçük bir azınlığın ekonomik sapması’ değildir. Bu tepki, 19 Mart’ta gerçekleştirilen açık bir sivil darbe girişiminin, yargının siyasallaştırılmasının, milli iradenin gasp edilmesinin ardından halkın sinesinden yükselen haklı ve meşru bir demokratik eylemdir.”
“HALKIN TEPKİSİ FAŞİZAN YÖNTEMLERLE BASTIRILAMAZ”
Taşcıer, İstanbul halkının iradesine kurulan siyasi kumpasa da dikkat çekti. Halkın ekonomik gücünü kullanarak verdiği tepkinin bastırılmak istendiğini söyledi. İktidarın halkın tercihine “ekonomiye zarar” diyerek saldırdığını belirtti. “Siyasallaşmış yargıyla ekonomiye güveni yok edenler, esas zararı ülkeye veriyor.” dedi. Taşcıer, açıklamasında şu cümleleri kullandı: “Siyasi kumpaslarla İstanbul halkının iradesine pusu kuranlar, bugün halkın ekonomik gücünü kullanarak verdiği demokratik tepkiyi faşizan bir refleksle bastırmaya çalışıyor. Ticaret Bakanı kanal kanal dolaşıp, vatandaşın demokratik tercihine, ‘ekonomiye zarar’ diyerek tepki gösteriyor. Oysa asıl zararı; siyasallaşmış yargıyla ekonomiye olan güveni yok edenler ile her fırsatta yatırımcının önüne ‘hukuksuzluk ve keyfiyet’ bariyerini diken, ülkeyi hukuki belirsizlik batağına saplayan saray rejimi veriyor. Bu ülkede gerçekten azgın bir azınlık varsa, o da iktidar eliyle yaratılan yeni oligarşidir. Rejim, topuyla tüfeğiyle, yargısıyla kurumlarıyla bu düzenin ideolojik bekçiliğini yapma gayretindedir.”
“İKTİDAR, HALKI SUÇLAYARAK KURTULAMAZ”
CHP’li Taşcıer, AKP’nin her krizi mağdur edebiyatıyla örtmeye çalıştığını hatırlattı. Yaşanan krizin dış kaynaklı olmadığını, iktidarın kendi yarattığı çöküşün sonucu olduğunu söyledi. Taşcıer, şu ifadeleri kullandı: “AKP iktidarı 23 yıl boyunca kendir yarattığı her siyasi ve ekonomik krizi mağdur edebiyatıyla perdelemeye çalıştı. Şimdi yine benzer bir algı operasyonuna soyunuyorlar. Oysa gerçek şudur: Türkiye’de bugün yaşanan kriz, bir vesayet ya da dış müdahale kaynaklı değildir. Doğrudan Saray rejiminin kendi elleriyle yarattığı siyasi ve ahlaki çöküşe halkın gösterdiği halkı tepkiden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle ‘azgın azınlık’ ifadesi, halkın zekâsına hakarettir. Bu ülkenin gençlerine, kadınlarına, öğrencilere, emekçilerine, esnaflarına, emeklilerine ‘azgın’ diyenler, önce kendi iktidar hırslarının ülkeyi hangi noktaya getirdiğini görmelidir.”
“TÜKETİCİ DİRENİŞİ DEĞİL DEMOKRASİ MÜCADELESİ”
Taşcıer, CHP’nin bu boykot tepkisinin arkasında durduğunu belirtti. Halkın adalet ve demokrasi taleplerini bastırmaya çalışanlara karşı durduklarını ifade etti. “Bu halk neyi tüketeceğini bilir ama neye tahammül etmeyeceğini çok daha iyi bilir.” diyen Taşcıer, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Biz CHP olarak, adalet talebiyle boykot yapan, iradesine sahip çıkan halkın yanındayız. Gençlerin özgürlük, öğrencilerin eşitlik, yurttaşların demokrasi arzusu karşısında duyarsız kalan bir iktidarın karşısındayız. Hiç kimse unutmasın: Bu halk neyi tüketeceğini bilir ama neye tahammül etmeyeceğini çok daha iyi bilir. Bugün artık bir ‘tüketici direnişi’ değil, bir ‘demokrasi mücadelesi’ yaşanmaktadır. Halk, ekonomik tercihleriyle siyasete yön vermektedir. Bu haklı, meşru ve barışçıl mücadelede bize düşen; haklı taleplere ‘azgınlık’ diyenler karşısında bu direnci örgütlemek ve bu karanlığı birlikte aşmaktır. Çünkü Türkiye, bu karanlığı halkın vicdanlı çoğunluğuyla aşacaktır.”