TELE1’de yayımlanan Sabah Pusulası Hafta Sonu programında Dr. İbrahim Uslu, Türkiye’nin siyasal tablosuna dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Sinem Gündem’in sunduğu programda, halkın otoriterleşen iktidara karşı giderek daha net bir tutum aldığını belirtti. Genç kuşağın korkusuzluğuna dikkat çekerek, “Bu gençlerin tarihsel korkuları yok” sözleriyle toplumsal değişime vurgu yaptı.

TOPLUMUN RUH HALİ: BURUK VE TEDİRGİN

Siyasal baskının toplumun psikolojisini doğrudan etkilediğini dile getiren siyaset bilimci, kolektif bir kırılma yaşandığını ifade etti. Bayramların ve hafta sonlarının bile eski anlamını yitirdiğini belirterek, “Toplum olarak kısmen depresyondayız. Ne bayram bayram gibi geçiyor ne hafta sonu hafta sonu gibi” dedi. Artan tedirginliğin, bireylerin hayatla kurduğu bağı zayıflattığını söyledi.

SİYASET BİREYİN HAYATINA MÜDAHALE EDİYOR

Toplumun uzun yıllardır siyaset tarafından şekillendirildiğini ve bu durumun kişisel alanları daralttığını vurgulayan akademisyen, “Nesiller boyu memleket meselelerinden kendi hayatlarımızı yaşayamıyoruz” ifadesini kullandı. Sağ iktidarların belli bir güç düzeyine ulaştıktan sonra otoriterleştiğini belirterek, “Memleketi kendi mülkleri gibi görmeye başlıyorlar” yorumunu yaptı.

PATRiMONYAL SAĞ SİYASET ELEŞTİRİSİ

Demokrat Parti’den AKP’ye uzanan çizgide sağ siyaset anlayışının benzer bir otoriter refleks gösterdiğini belirten uzman, “Bir baba figürü arayan patrimonyal siyaset kültürü sürüyor” dedi. Max Weber’in kavramlarına atıfla kurulan bu siyasi yapıların, toplumu denetim altında tutmaya çalıştığını savundu.

GENÇ KUŞAK KORKMUYOR VE SOKAKTA

Sokağa çıkan gençlerin kararlı ve korkusuz olduğunu söyleyen Uslu, Gezi Direnişi’ni dahi yaşamamış bir kuşağın özgürlük talebine dikkat çekti. “Dünya vatandaşı gibi düşünüyorlar” diyerek gençlerin küresel ağlar içinde büyüdüğünü vurguladı. Gençlerin suç işlemediklerini bildikleri için gözdağından etkilenmediğini belirtti. “Yatarı olmayan suçlardan tutuklu yargılanıyorlar” diyerek hukuk sistemine olan güvenin zedelendiğini ifade etti.

HUKUK BİR TEHDİT ARACI HALİNE GETİRİLDİ

İktidarın hukuku bir tehdit mekanizmasına dönüştürdüğünü belirten yorumcu, “Ben her şeyi yapmaya muktedirim. Benden korkun diyor” sözleriyle iktidarın sınırsız güç gösterisi yaptığını dile getirdi. Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş örnekleri üzerinden, yıllardır süren tutuklulukların topluma korku salmak için kullanıldığını belirtti. “Ne suç işlediklerini kimse bilmiyor” dedi.

HALK BOYUN EĞMİYOR

Toplumun baskıya teslim olmadığını ve sandıklarda cesaretle hareket ettiğini aktaran siyaset bilimci, “Toplum korkmuyor, iktidarın zalimleşmesine itiraz ediyor” dedi. Hem yaşlı hem genç kuşakların bu iradeye sahip çıktığını, baskıya rağmen geri adım atılmadığını söyledi.

İKTİDAR GERÇEKLİKTEN KOPTU

Saray çevresinin halktan tamamen uzaklaştığını savunan Uslu, “Toplumu merak etmiyorlar. At gözlükleriyle yaşıyorlar” sözleriyle durumu özetledi. İktidarın toplumun ruh halini anlamadığını, halkla temasını yitirdiğini söyledi.

EKONOMİK PROPAGANDAYA TEPKİ

AKP’nin “bizden önce buzdolabı yoktu” söylemine tepki gösteren konuk, “1970’lerde buzdolabımız vardı” diyerek bu argümanın inandırıcılığını yitirdiğini savundu. AKP öncesi Türkiye’nin güçlü ve normal bir ülke olduğunu ifade ederek, geçmişin çarpıtılmasına itiraz etti.

HALKI NANKÖR GÖRME YAKLAŞIMI ELEŞTİRİLDİ

İktidarın toplumu sürekli minnet duymaya zorladığını, halkı “nankör ve haddini bilmez” olarak tanımladığını söyledi. Bu yaklaşımın halkta büyük bir öfke yarattığını, tepkilerin giderek arttığını belirtti.

BAHÇELİ’YE YÖNELİK DEĞERLENDİRME

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin siyaset sahnesine geri dönüşü üzerine, “Zaten hiç çıkmamıştı, sadece görünmüyordu” değerlendirmesini yaptı. Sağlık durumunun mevcut siyasal dengeyi değiştirmeyeceğini belirterek, “MHP ve AKP’nin anlayışı aynen sürecek” yorumunda bulundu.

BTK’YA VERİLEN YETKİLERİN TEHLİKESİNE DİKKAT ÇEKTİ

BTK’ya tanınan yeni yetkilerin, halkı “kör ve sağır” bırakma çabası olduğunu söyledi. “İstediği sosyal mecrayı kapatabilecek” diyerek bu düzenlemeyi RTÜK benzeri keyfi bir sansür aracı olarak tanımladı.

CHP’DE DEĞİŞİM BEKLENTİSİ SINIRLI

CHP kurultayına dair görüşlerinde büyük bir değişim beklemediğini söyleyen siyasetçi, sürecin “hukuki bir tedbir” olduğunu dile getirdi. Buna rağmen CHP’nin yol haritasının etkili olduğunu belirtti. “Dayanışma sandığı fikri müthişti” sözleriyle olumlu adımlara da dikkat çekti.

ORTAK AKILLA HAREKET EDEN CHP

CHP’nin bireysel değil ortak akıl etrafında yönetildiğini vurgulayan konuk, yaratıcı ve disiplinli bir hareket tarzı benimsendiğini söyledi. Mitingler, imza kampanyaları ve sivil itaatsizlik eylemlerinin devam edeceğini ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL’E DESTEK MESAJI

Genel Başkan Özgür Özel’in stratejisini desteklediğini belirtti. “Milletle birlikte baskıyı kıracaklar” diyerek CHP’ye yönelen halk desteğine dikkat çekti. “Millet patron benim diyor, iktidar bunu görmeli” ifadesiyle toplumsal uyanışın altını çizdi.
 

Kaynak: ABC POLİTİK HABER MERKEZİ