Türkiye yazarı Cem Küçük, "15 Temmuz sonrası kurulan sistemi anlamayınca" başlıklı yazısında muhalefeti hedef aldı. Muhalif yorumcuları ve sanatçıları eleştiren Küçük, Batı ülkelerindeki yargı örnekleriyle Türkiye'deki tartışmaları karşılaştırdı.

MUHALEFET YORUMCULARINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERDE BULUNDU

Cem Küçük, Türkiye siyasetine dışarıdan bakan yorumcuların sürekli yanıldığını ifade etti. Türkiye’yi tanımadıklarını vurgulayan Küçük, bu isimlerin seçim tahminlerinde sürekli yanıldıklarını belirtti. Muhafazakâr kesimi ve Anadolu’yu tanımayan Bekir Ağırdır ile Ali Yaycıoğlu'na da tepki gösterdi. Bu isimlerin olaylara masa başından bakarak yorum yaptıklarını dile getirdi.

Akademisyenlerin ve gazetecilerin İstanbul ya da Londra’dan Türkiye’yi anlamaya çalıştığını belirten Küçük, "Türk devletinin yapısını bilmeden yorum yapıyorlar" diye yazdı.

SİSTEMİN DEĞİŞTİĞİNİ HATIRLATTI

Küçük, 15 Temmuz sonrasında devlet yapısında köklü değişimler yaşandığını öne çıkardı. Ordu, polis, yargı ve bürokraside büyük bir yeniden yapılanma yaşandığını dile getirdi. Bugünkü güvenlik bürokrasisinin yüzde 70’inin 15 Temmuz sonrası atandığını belirtti.

Yeni sistemin Türkiye'ye dış politikada güç kazandırdığını iddia eden Küçük, Libya, Karabağ, Suriye, Somali, Balkanlar ve Türki Cumhuriyetleri’nde etkili sonuçlar alındığını söyledi. Ekonomide sıkıntılar olduğunu kabul eden Küçük, bu sorunların da aşılmakta olduğunu ileri sürdü.

CHP’NİN TARİHSEL POLİTİKALARINA ATIFTA BULUNDU

Küçük, yazısında CHP’nin tarihsel çizgisine de değindi. 1970’lerde Ecevit döneminde yaşananlara dikkat çeken Küçük, sol terörizmin yükselişine Ecevit affının neden olduğunu savundu. Kontrgerilla faaliyetlerine, Maraş ve Çorum olaylarına da atıfta bulundu. Ecevit efsanesinin 1980 sonrası sona erdiğini aktaran Küçük, Anadolu’nun CHP’yi benimsemediğini söyledi.

1990’larda SHP'nin bölücülerle arasına mesafe koyamadığını öne süren Küçük, partinin baraj altına düşmesini bu ilişkilere bağladı. 2000’li yıllarda Erdoğan’ın siyasete damga vurduğunu ifade etti.

MUHALEFETE “KENDİNİ KANDIRMA” MESAJI VERDİ

Küçük, muhalefetin seçim kazanma ihtimalinin bulunmadığını iddia etti. "Bu millet böyle durumlarda muhalefete, hele hele CHP’ye asla iktidar vermez" şeklinde konuştu. 2027 seçimlerinden sonra da Erdoğan’ın iktidarda olacağını savundu. Muhalefet liderlerinin kendi kitlelerini kandırmayı sürdürdüğünü ifade etti.

Sosyal medya tepkileri ve sokak gösterilerinin etkisiz olduğunu söyleyen Küçük, "Eğer bu yollarla sonuç alınsaydı, Ümit Özdağ başarılı olurdu" dedi. Yazısının sonunda muhalefeti "15 Temmuz sonrası kurulan düzeni anlamaya" çağırdı.

BATI’DAKİ YARGI KARARLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Küçük, yazısının devamında Batı ülkelerindeki yargı uygulamalarına dikkat çekti. Ekrem İmamoğlu hakkında açılan soruşturmalarla ilgili Türkiye’de yapılan eleştirileri hatırlattı. Bu eleştirileri dile getirenlerin ABD'deki uygulamalara bakmadığını öne sürdü.

Trump’ın El Salvador’a sınır dışı ettiği Venezuelalılarla ilgili yargı kararını örnek gösterdi. ABD yargısının alınan kararı durdurmasına rağmen sınır dışı işlemlerinin sürdüğünü belirtti. Euronews haberinden alıntı yapan Küçük, “Hani hukukun üstünlüğü vardı ABD’de?” sorusunu gündeme taşıdı.

Marine Le Pen’e getirilen 5 yıllık siyaset yasağını da örnek veren Küçük, Batı’daki demokrasi anlayışının da sorgulanması gerektiğini ifade etti.

MABEL MATİZ’E VE “GEÇÇEK” ŞARKISINA TEPKİ GÖSTERDİ

Küçük, yazısının son bölümünde sanatçıları da eleştirdi. 2023 seçimleri öncesinde Tarkan’ın çıkardığı “Geççek” şarkısını “üçüncü sınıf aptalca” diye tanımladı. Şarkının halkta hiçbir karşılık bulmadığını savundu. Tarkan’ın siyasetten uzak durmasının doğru olduğunu dile getirdi.

Mabel Matiz’in “Selim” adlı şarkısına da tepki gösteren Küçük, şarkı sözlerinin “boş umutlar pompaladığını” düşündüğünü belirtti. Sanatçılara seslenen Küçük, “Biraz kaliteli iş yapın” diyerek eleştiride bulundu. Anadolu halkının bu şarkılarla Erdoğan’dan vazgeçmeyeceğini öne sürdü.

Hollywood’daki sanatçılara da göndermede bulunan Küçük, "Oradakiler en azından özür diliyor, bizdekilerde o da yok" sözleriyle eleştirisini tamamladı.

Kaynak: ABC POLİTİK HABER MERKEZİ