Rusya, Batı ile ilişkilerinde yeni bir kırılma noktasına yaklaşıyor. Moskova yönetimi, NATO’nun Ukrayna’daki varlığını doğrudan tehdit olarak değerlendiriyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un sert çıkışı, yalnızca bir askeri uyarı değil, aynı zamanda Batı’ya yönelik bir stratejik mesaj niteliği taşıyor. Kremlin, NATO birliklerinin herhangi bir sıfat altında Ukrayna’ya konuşlandırılmasını kabul etmeyeceğini açıkça ifade etti. Bu açıklama, Ukrayna’daki savaşın daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmaya evrildiğini gösteriyor.
ABD-RUSYA GERGİNLİĞİNDE YENİ AŞAMA
ABD ile Rusya arasındaki güç mücadelesi derinleşiyor. Riyad’da gerçekleşen ABD-Rusya görüşmeleri, iki tarafın belirli alanlarda temas halinde olduğunu gösterse de taraflar arasındaki çıkar çatışmaları aşılabilmiş değil. ABD yönetimi, kendi ulusal çıkarları doğrultusunda hareket etmeye devam ederken, Rusya, bu politikaların küresel dengeleri hiçe sayan bir yaklaşıma dönüştüğünü savunuyor. Lavrov, ABD’nin kendi çıkarlarını gözettiğini ancak diğer ülkelerin de ulusal çıkarları olduğunu kabul etmesi gerektiğini belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın "nükleer silahsızlanma" gündemi, Rusya için temkinli yaklaşılması gereken bir konu. Moskova, bu tür görüşmelere açık olduğunu ancak sürecin dayatma temelinde ilerlememesi gerektiğini savunuyor. Kremlin’in yaklaşımı, Batı’nın Rusya’ya yönelik baskıcı politikalarına karşı bir güvenlik şeridi oluşturmayı amaçlıyor.
NATO’NUN UKRAYNA PLANI: RUSYA İÇİN BİR "KIRMIZI ÇİZGİ"
NATO’nun Ukrayna’daki varlığı, Rusya için giderek büyüyen bir güvenlik sorunu haline geliyor. Lavrov’un NATO birliklerinin Ukrayna’ya herhangi bir sıfatla konuşlandırılmasını "tehdit" olarak nitelendirmesi, Moskova’nın bu konuda hiçbir esneklik göstermeyeceğini ortaya koyuyor. Kremlin, Batı’nın Ukrayna’ya asker gönderme girişimini, doğrudan Rusya’ya karşı bir saldırganlık hamlesi olarak görüyor. Lavrov, NATO’nun bu hamlesine karşı sert tedbirlerin alınacağını açıkça belirtti.
Avrupa Birliği’nin Ukrayna krizindeki rolü de Rusya tarafından eleştiriliyor. Lavrov, Almanya ve Fransa’nın Minsk anlaşmalarını bozduğunu ve Batı’nın süreci baltaladığını savundu. Moskova’ya göre, Minsk anlaşmaları uygulansaydı Ukrayna’nın sınırları korunabilirdi. Ancak Batı’nın müdahaleleri bu ihtimali ortadan kaldırdı.
KURSK’TAKİ RUS HAREKÂTI: SAHADA DENGELER DEĞİŞİYOR
Savaşın sahadaki boyutu da hızla değişiyor. Rus ordusu, Ukrayna’nın Kursk bölgesindeki ilerleyişini durdurarak kaybettiği bölgeleri geri almaya başladı. Bugüne kadar 49 yerleşim yerini kontrol altına alan Rusya, Suca şehir merkezine kadar ilerledi. Moskova, Kursk’ta Ukrayna güçlerine ağır kayıplar verdirildiğini ve bölgedeki stratejik noktaların geri alındığını duyurdu.
Zelenskiy, Kursk’taki saldırıları "Ukrayna’nın en büyük zaferi" olarak lanse etmişti. Ancak son gelişmeler, Ukrayna ordusunun sahada gerilediğini gösteriyor. Rusya, Kursk’taki çatışmaların Ukrayna’nın Donetsk bölgesindeki saldırılarını zayıflattığını ve Kiev yönetiminin cephede sıkıştığını savunuyor. Kremlin, Ukrayna’nın Batı’dan aldığı silahların sahadaki durumu değiştirmeye yetmeyeceğini düşünüyor.
KREMLİN’DEN ABD’YE ATEŞKES MESAJI: "ACELE ETMEK İSTEMİYORUZ"
ABD, Ukrayna’ya "30 günlük acil ateşkes" teklifinde bulundu. Ancak Moskova, bu öneriyi şüpheyle karşılıyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD’nin resmi bilgilendirme yapmasını beklediklerini ve acele etmeyeceklerini belirtti. Kremlin’in bu temkinli tavrı, Rusya’nın sahadaki avantajını kaybetmemek için zamana oynadığını gösteriyor.
Peskov, Trump ve Putin’in gerektiğinde hızlı bir şekilde görüşme yapabileceklerini söyledi. Bu açıklama, Rusya’nın ABD ile diyaloğa açık olduğunu ancak müzakere masasına avantajlı bir pozisyonda oturmak istediğini gösteriyor. Moskova, sahada kazandığı üstünlüğü diplomasi masasında kaybetmek istemiyor.
ORTADOĞU VE İRAN: MOSKOVA’NIN BATI KARŞITI POLİTİKASI SÜREKLİLİK GÖSTERİYOR
Rusya, Batı’nın İran’a yönelik baskılarını da yakından takip ediyor. Lavrov, İran nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılmasını desteklediklerini belirtti. ABD’nin, İran’ın bölgedeki faaliyetlerini sınırlandırma çabasına karşı çıkan Moskova, Washington’un yeni siyasi şartlar dayatmasını kabul etmeyeceğini açıkladı. Kremlin, ABD’nin İran’ı bölgeden izole etme girişimlerine karşı Tahran’la işbirliğini sürdüreceğini belirtiyor.
Suriye’deki gelişmeler de Rusya’nın gündeminde yer alıyor. Lavrov, ulusal birlik hükümeti kurulması gerektiğini vurguladı. Rusya, Suriye’de dış müdahalenin sonlanmasını ve Şam yönetiminin kontrolü sağlamasını istiyor. Moskova, Batı’nın desteklediği unsurları bölgeden çıkarmak için askeri ve diplomatik hamlelerini sürdürüyor.
RUSYA-BATI GERİLİMİ YENİDEN TIRMANIYOR
Rusya, NATO’nun Ukrayna’daki askeri varlığını doğrudan bir saldırı tehdidi olarak görüyor. Lavrov’un açıklamaları, Kremlin’in Batı’ya karşı daha agresif bir politika benimsemeye hazırlandığını gösteriyor. Kursk ve Donetsk’teki askeri gelişmeler, Rusya’nın sahadaki üstünlüğünü artırdığını ortaya koyuyor.
ABD’nin Ukrayna için sunduğu ateşkes önerisi, Rusya tarafından temkinli bir yaklaşımla karşılanıyor. Kremlin, Ukrayna’daki savaşta avantajlı konumunu kaybetmek istemiyor ve diplomasi masasına güçlü bir pozisyonda oturmayı hedefliyor. Batı ve Rusya arasındaki gerginlik, önümüzdeki süreçte daha da derinleşebilir.