Türk heyetinin Şam'a yaptığı ziyaretin zamanlaması soru işaretleri yarattı. Suriye'de SDG ile AKP destekli cihatçı gruplar arasındaki anlaşmanın hemen ardından gerçekleşen temaslar, sahadaki güç dengeleri açısından kritik bir hamle olarak yorumlandı. Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı yetkililerinden oluşan heyetin Şam yönetimiyle hangi konuları ele aldığı merak konusu oldu.
SDG VE HTŞ ANLAŞMASI: GERÇEKLER GİZLENİYOR
Dış politika analisti Aydın Sezer, Türkiye'deki ana akım medyanın bu anlaşmayı Ankara’nın baskısıyla gerçekleşmiş gibi sunmaya çalıştığını belirtti. Sezer, "SDG'nin silah bırakmaya zorlandığı ve Suriye ordusuna katılacağına dair oluşturulan algı gerçeği yansıtmıyor" dedi. Deneyimli analist, anlaşmanın net sonuçlar üretmediğini ve yalnızca bir yol haritası sunduğunu vurguladı. Sezer, "Bu mutabakatın tüm maddeleri yıl sonuna kadar tartışılacak" ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE'NİN ZİYARETTEKİ ÖNCELİĞİ NE?
Dış politika uzmanı Sezer, Türkiye'nin bu ziyarette SDG ile ilgili beklentilerinin ne ölçüde karşılandığını görmek istediğini ifade etti. Savunma Bakanı Yaşar Güler'in "Sahadaki uygulamayı takip edeceğiz" sözleriyle aslında net bir sonuç olmadığını kabul ettiğini belirtti. Sezer, Ankara’nın Şam yönetiminin kimlerle işbirliği yaptığını anlamaya çalıştığını söyledi. Analist, "Mazlum Abdi, ABD helikopteriyle bu anlaşmayı imzalamaya gitti. Anlaşmanın arkasında hangi ülkelerin olduğu belirsiz. Türkiye bu detayları öğrenmeye çalışıyor” diye konuştu.
SURİYE'DE KABİNE VE YENİ ANAYASA HAMLESİ
Şam yönetiminin yeni bir kabine oluşturacağı yönündeki haberler tartışma yarattı. AKP yanlısı medya organları, yeni hükümette Alevi, Kürt, Dürzi ve Hristiyan isimlerin yer alacağını öne sürdü. Hürriyet gazetesi, başbakanlık sisteminin kaldırılacağını ve kadın bakanların görev alacağını iddia etti. Sezer, iktidar medyasının bu haberleri sahadaki gerçeklerle örtüşmeyecek şekilde sunduğunu belirtti.
AĞIRLAŞAN KRİZ: ALEVİLER HEDEFTE, MEDYA GERÇEKLERİ ÇARPITIYOR
Dış politika analisti Sezer, son dönemde Lazkiye başta olmak üzere sahil kentlerinde Alevilere yönelik katliamların yaşandığını hatırlattı. İktidar yanlısı medya organlarının saldırıları "Esad artıkları temizleniyor" diyerek çarpıtmaya çalıştığını belirten Sezer, “Bu katliamları, İdlib’den gelen çok uluslu cihatçılar gerçekleştirdi. Ancak Şam yönetimi de bu olayların bir parçası” ifadelerini kullandı.
YENİ ANAYASA: İSLAM TEMELLİ DÜZEN KURULUYOR
Suriye'de İslam hukuku temelli yeni anayasa adımı atıldı. Ahmet El Şara’nın imzaladığı anayasa ile ülkede laik yapının tamamen sona erdiği görüldü. Analist Sezer, anayasanın ilk iki maddesinin kapsayıcılık açısından büyük bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Deneyimli dış politika uzmanı, "Devletin dini İslam olacak, hukuk İslam'a dayanacak. Hristiyanlar ve diğer azınlıklar ne olacak?" sorusunu gündeme getirdi. Sezer, yeni anayasaya Dürzi topluluklarının anında tepki gösterdiğini ve ülkedeki krizin daha da derinleşeceğini ifade etti.
İSRAİL’DEN BOMBARDIMAN, ŞAM SESSİZ
İsrail, Şam’a 18 kilometre mesafeye kadar ilerledi ve bölgeyi bombaladı. Şam yönetimi, saldırılara güçlü bir tepki vermedi. Sezer, “İsrail tehditlerini artırıyor. Ahmet El Şara, İsrail’in askeri varlığına karşı ne yapacak? Bunu görmek lazım” dedi. İsrail'in Şam yönetimini köşeye sıkıştırdığı ve Rusya’nın bu denklemin dışında kalmadığı belirtiliyor.
RUSYA'NIN TUTUMU BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Dış politika uzmanı Sezer, Rusya’nın Suriye üzerindeki etkisinin devam ettiğini vurguladı. Sezer, "Ahmet El Şara'nın arkasındaki asıl güç Rusya. Batı, Rusya'yı bölgeden çıkarmaya çalışıyor. Ancak Şam yönetimi, Moskova’dan vazgeçemez” ifadelerini kullandı. Sezer, Suriye’de halen Rus yanlısı milis güçlerin olduğunu ve Şam yönetiminin bu grupları sisteme entegre etmeye çalıştığını belirtti.
ABD VE RUSYA ARASINDA DİPLOMATİK PAZARLIK
Sezer, ABD’nin Rusya ile diplomatik ilişkileri yeniden geliştirme çabasında olduğunu söyledi. Ukrayna’daki ateşkes önerisinin Moskova tarafından ihtiyatla karşılandığını belirten Sezer, “ABD bir aylık ateşkes istiyor. Rusya ise bu sürede Ukrayna’nın silahlanmasını engelleyecek garantiler talep ediyor” dedi. Analist, Rusya’nın ABD ile ilişkilerini yalnızca Ukrayna üzerinden kurmadığını, Çin, İran ve Suriye gibi birçok başlıkta pazarlık yürüttüğünü belirtti.
SONUÇ: BELİRSİZLİK VE ÇIKAR ÇATIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Türk heyetinin Şam ziyaretinin perde arkasında birçok belirsizlik var. SDG-HTŞ anlaşmasının nasıl uygulanacağı, yeni anayasanın ülkeyi nereye götüreceği ve Rusya’nın tutumunun ne olacağı önümüzdeki süreçte netleşecek. Sezer, Türkiye’nin Suriye’deki rolüne dair de önemli bir noktaya dikkat çekti. Deneyimli dış politika uzmanı, “Türkiye orada milyarlar harcıyor ama karşılığında ne alıyor? Kamuoyuna anlatılan hikayeler başka, gerçekler başka” dedi.