TELE1’de yayımlanan Analiz ve Sentez programında gazeteci Mehmet Ali Güller ile Genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Programda yargı süreçlerindeki usulsüzlükler, gizli tanık skandalları ve geçmişte yaşanan kumpas davaları değerlendirildi.
SORGULAMA SÜRECİ YARGI İHLALLERİYLE DOLDU
Başbuğ, programda yargı sürecinin en başından itibaren hukuki normlardan uzak yürütüldüğünü belirtti. Sorgulama aşamasının gizli olması gerekirken bu ilkenin tamamen çiğnendiğini, televizyon ekranlarında altyazılarla suçlamaların servis edildiğini hatırlattı. Masumiyet karinesinin hiçe sayıldığını belirten eski Genelkurmay Başkanı, kesinleşmiş hiçbir karar olmadan kişilerin suçlu ilan edildiğini vurguladı.
Tutukluluğun cezaya dönüştüğünü ifade eden komutan, "Birisi tutuklandıysa sanki suçlu ilan edildi" değerlendirmesini yaptı. Tutuksuz yargılanmanın suçsuzluk işareti, tutuklanmanın ise ceza gibi sunulduğunu söyledi.
GİZLİ TANIKLARLA KURULAN YARGI TERTİBİ
Başbuğ, geçmiş dönemde yargı süreçlerinde kullanılan gizli tanık uygulamalarının hukukla bağdaşmadığını aktardı. Özellikle kamuoyunca bilinen bazı isimlerin bu sistemde yer aldığını hatırlattı. En çarpıcı örnek olarak PKK yöneticilerinden Şemdin Sakık’ın gizli tanık yapıldığını söyledi.
“Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının kanı bulunan bir kişiyi karşımıza gizli tanık olarak çıkardılar” sözleriyle tepki gösterdi. Bu durumun Türkiye hukuk tarihinde ibretlik bir olay olarak yer aldığını ifade etti.
Osman Yıldırım ismini de hatırlatan emekli komutan, aynı kişinin hem sanık hem tanık hem de gizli tanık olarak kullanıldığını belirtti. Yargının tamamen araçsallaştırıldığına dikkat çeken Başbuğ, “Gizli tanık beyanı tek başına delil olamaz” dedi. Savcının bu beyanları mutlaka başka delillerle desteklemesi gerektiğini hatırlattı.
“26 AYLIK BİR KUMPAS SÜRECİ YAŞADIK”
Programda Balyoz ve Ergenekon süreçlerinin mağduriyetlerine de değinildi. Yaşananların yalnızca bireysel değil toplumsal acılar yarattığını belirten Başbuğ, bu süreçte yaşamını yitirenlerin, hastalananların olduğunu hatırlattı.
6 Mart 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nin kendisiyle ilgili hak ihlali kararı verdiğini açıkladı. Aynı gün özel yetkili mahkemelerin kaldırıldığını belirten Başbuğ, "O mahkemeler kaldırılsaydı bu karar asla uygulanmazdı" dedi. 7 Mart 2014'te serbest bırakıldıklarını söyledi.
“BUGÜN YAŞANANLARLA O GÜNLER ARASINDA BENZERLİKLER VAR”
Başbuğ, yaşananları sadece geçmişle sınırlamadı. Bugünkü gelişmelerle geçmişteki kumpas davaları arasında benzerlikler bulunduğunu belirtti. “Geriye dönüp baktığımda bazı olaylarla bugünkü gelişmeler arasında ciddi paralellikler görüyorum” ifadelerini kullandı. Bu benzerliklerin kendisini derinden üzdüğünü ekledi.