TELE1’de yayımlanan “Gerçek Haber Gerçek Ekonomi” programına Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay konuk oldu. Programda Balbay, Silivri Cezaevi’nde ziyaret ettiği Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarını aktardı.

TURP ARIYORLAR SÖZLERİYLE YARGI OPERASYONUNA TEPKİ

Silivri’de cezaevindeki İmamoğlu ile yaklaşık 45 dakika görüştüğünü belirten Balbay, İmamoğlu’nun morali yüksek ve mücadele azmiyle dolu olduğunu ifade etti. İktidarın yargı üzerinden kurmaya çalıştığı baskıya dikkat çeken Balbay, “Beni hapse attılar, şimdi turp arıyorlar” sözleriyle İmamoğlu’nun süreci özetlediğini söyledi. Balbay’a göre, iktidar medyası aynı başlıklar etrafında dönerken, elde elle tutulur bir delil bulunmuyor. İfadeye çağrılanların geçmişte başka suçlamalarla adı geçen isimler olduğunu belirtti.

YALANCI TANIK ARAYIŞI VE İKTİDAR MEDYASININ ROLÜ

İktidarın, yalancı tanıklar üzerinden kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığını vurgulayan Balbay, Hürriyet ve Milliyet’in bu konuda geri çekildiğini, Sabah’ın ise aynı propagandayı sürdürmeye çalıştığını ifade etti. CHP içindeki hesaplaşmaların parçası gibi sunulan davaların, esasen İmamoğlu’nu siyasi olarak hedef alma çabasının parçası olduğunu aktardı.

“MÜCADELEYİ GÖRÜYORUM, BUNU ÖRGÜTLEYECEĞİZ”

İmamoğlu’nun cezaevi koşullarına rağmen enerjik olduğunu belirten Balbay, yeni bir çalışma düzeni kurduğunu dile getirdi. “Ufka baktığımda yüksek bir duvar görmüyorum. Ufku görüyorum, mücadeleyi görüyorum, bunu örgütleyeceğiz” sözleriyle İmamoğlu’nun kararlılığını aktardı. İmamoğlu’nun cezaevinde elle yazı yazmaya başladığını ve yazdığı metinleri planlı şekilde sürdürdüğünü belirtti. “Silivri’de daktilo icat edilmedi ama bereket tüyle yazmıyoruz” ifadesiyle mizahi bir dille cezaevi koşullarını anlattı.

KURULTAY ZEMİNİNDE KALMA MESAJI

Balbay, görüşme boyunca kurultay konusunun sıkça gündeme geldiğini belirtti. İmamoğlu’nun kişilere dair yorum yapmaktan kaçındığını, kurultayın birlik zemininde sonuçlanmasını istediğini vurguladı. “Çok övsem de faydası olmaz, çok yersem de. Hiç kişilere girmeyeceğim” diyerek süreci kişiselleştirmeyeceğini ifade etti. Özgür Özel’e desteğini açıkça dile getirdi. “Cumhuriyet Halk Partisi’nin cumhurbaşkanı adayıyım. Özgür Özel genel başkan. Ona desteğim tamdır” dedi.

GENÇLERLE KURULAN DAYANIŞMA VE YENİ YOL HARİTASI

Tutuklu öğrencilerin İmamoğlu ile temas kurmak istemesi, dikkat çeken bir detay oldu. Balbay, avukatlar aracılığıyla iletilen bu isteğin İmamoğlu’nu duygulandırdığını belirtti. “Bu gençler bizim rehberimiz” diyen İmamoğlu, yeni dönemde gençlerin öncülük edeceğini ifade etti. “Gençlerin cesareti topluma bulaştı ve önümüze geçip rehberimiz oldular” sözleriyle yeni siyasal sürece gençliğin yön vereceğini kaydetti. “Kurultaydan çıkıp, sonrasını planlamak gerek. Millet hesaba katılmazsa başarı gelmez” sözleriyle toplumsal desteği temel aldığını belirtti.

SİVAS’TAN ANKARA’YA YÜRÜYÜŞ VE NUTUK MESAJI

Cezaevinde Nutuk’u okuduğunu ve Sivas’tan Ankara’ya ilerleyen bölümlere odaklandığını aktaran İmamoğlu, bu süreci mecazi bir yürüyüş olarak tanımladı. “Şu ara Sivas’tan Ankara’ya geliyorum” ifadesiyle mücadelenin yeni bir aşamasına işaret etti. Ayrıca Stefan Zweig ve Nazım Hikmet gibi yazarların eserlerini okuduğunu, Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealinden adaletle ilgili bölümleri not aldığını söyledi.

KURULTAYA GİDEN YOLDA KAPSAYICILIK VE MÜCADELE

Kurultay süreci boyunca Özgür Özel’in listesinde kapsayıcılık, toparlayıcılık ve kucaklayıcılık vurgularının önemsenmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, bu ifadeleri tekrar tekrar dile getirdi. Balbay, iktidar medyasının CHP kurultayını manipüle etmeye çalıştığını, ancak bu girişimlere karşı hazırlıklı olunduğunu ifade etti. CHP’nin bu süreçte gençlikten aldığı enerjiyle mücadeleyi sürdüreceğini belirtti. Yanardağ’ın da vurguladığı gibi, gençlerin sokağa çıkmasıyla birlikte ailelerin de sürece katıldığı, bu sinerjinin CHP’ye önemli bir ivme kazandırdığı ifade edildi.

Kaynak: ABC POLİTİK HABER MERKEZİ