Kayserili esnaf sorusu gibi soralım; alırken mi, satarken mi?
Siyasal İslam gözüyle bakarsak, büyütülecek bir şey yok. Öfkeli birkaç genç münferit cinayet işliyor. Çünkü Alevilerin mağdur olma hakları yok, katliama uğradıklarını söyleme hakları yok. Hatta Esad'ı destekledikleri için hak ediyorlardır bile.
İşin aslı ise, dünyanın hala terörist kabul ettiği bir cihatçı grup, Lazkiye ve diğer kentlerdeki Alevileri katlediyor, kadınları esir alıyor, mallarına çöküyor. dünyada kimse onlara dokunmadığı için azgınca insanlık suçlarına devam ediyorlar.
1995'te sosyal medya yoktu ve medyada bu kadar yaygın bir enformasyon ağı oluşmamıştı. Bize sunulduğunu görebiliyorduk ancak. Yine de Srebrenitsa'da insanlar öldürülürken, kadınlara tecavüz edilirken, Batı kulaklarını gözlerini tıkadı, görmezden geldi. Hatta soykırımı hafifletmek için "etnik temizlik" kavramını uydurdu. Olan binlerce gencin, yaşlının, kadının erkeğin hayatına oldu. Soykırım yüzlerce kadının tecavüz çocuklarını doğurması ile sonuçlandı.
Olaylar aynen böyle cereyan ediyor. Suriye'de olanları herkes görüyor ve biliyor ama bilmezden gelmek herkesin işine geliyor.
Güya dünyanın oyun kurucuları, birkaç yüz kilometre uzakta olanları seyrediyor, üç maymun olmayı tercih ediyor.